|
Ziraat Bankası ile Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi işbirliğiyle, 16 Ocak 2010 tarihinde “Ziraat Bankası İle Üniversite Burdur’da El Ele” adlı çiftçi eğitim ve bilgilendirme programı başladı. Programa, hayvancılığın ve tarımın gelişmiş olduğu ilimizde, hayvancılığın nasıl geliştirilebileceği, süt üretiminin nasıl arttırılacağı, çitfçinin ekim yaparken ne gibi hususlara dikkat etmesi gerektiği ve ülkemize yüksek paralarla çiftçilik ve hayvancılık yapmaya gelen yatırımcıların, küçük işletmeleri nasıl etkileyeceği hakkında bilgi verilerek başlandı. “Ziraat Bankası İle Üniversite Burdur’da El Ele” adlı programda, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Gökay Yıldız, bir konuşma yaparak, yıllardır Burdur’da bir hayallerinin olduğunu, üniversite kurulduğunda herkesin hayalinin gerçek olduğunu belirterek, üniversitenin kurulmasına katkısı olan herekese teşekkür etti. Rektör Prof. Yıldız, üniversitenin başarısında, üniversite çalışanlarının, Vali’nin, Belediye Başkanı’nın Burdur halkının, İlçe ve Belde Belediye Başkanları’nın hepsininde üniversiteyi benimsediğini ve desteklediğini söyledi. Rektör Prof. Yıldız, konuşmasına “Üniversite, bulunduğu bölgeye katkı sağlamalı. Tüm kamu, kurum ve kuruluşlarına üniversitenin kapısı sonuna kadar açıktır. Ziraat Bankasını ve Veteriner Fakültesi’ni, bu proje vesilesiyle kutluyorum” diyerek devam etti. “Ziraat Bankası İle Üniversite Burdur’da El Ele” adlı programda konuşma yapan Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, bu projenin Burdur’da yapılmasından dolayı çok mutlu olduğunu, Burdur’un son yıllarda çok ivme kazandığını,s özellikle üniversitenin Burdur’a güç kazandırdığını dile getirerek, “Üniversitemizden bir araştırmacı, Öğretim Üyesi gelerek, ‘Bizim böyle bir çalışmamız var. Sizde bunun içinde olun. İşbirliği yapalım’ dedi. Dünde, bir öğretim üyesi gelerek, Spor Salonlarının nasıl genişleteciğine dair fikirler sunup, bizden fikir aldı. Böyle bir etkileşim hem üniversitemiz hem de belediyemiz adına çok güzel. Bu etkileşim gibi, Ziraat Bankası’nın hayvancılık ve tarım sektörüne verdiği destekten dolayı teşekkür ederim” dedi. Program ile ilgili görüşlerini belirten Milletvekili Bayram Özçelik, “Burdur’da bu gibi toplantılar, maalesef çok yapılmıyor. Daha önce Tarımsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcımızla görüştüğümde, Toplu Sağım Merkezleri’nin nasıl arttırırız, Toplu Ahır Sistemi’ne nasıl geçeriz diyorduk. Veteriner Fakültesi, bu gibi projede yer aldığı içinde ayrıca bir teşekkür etmek istiyorum” diyerek, “Burdur’da, 3 ana konuda iyiyiz. Eğitim, Tarım ve Hayvancılık, bir de Kültür ve Turizm alanında. Daha Kültür ve Turizm alanında çok bir şey yapamadık. Ama, bu haliyle bile Türkiye’nin dikkatini çekiyoruz” dedi. Burdur’da artık, günde 1 ton süt üretildiğini, bunun gurur duyulacak bir şey olduğunu belirten Milletvekili Bayram Özçelik, “Gurur duyabiliriz. Ama, toplumda bir değişim varsa, sanayide bir gelişim varsa, bunlar sağlanmalıdır. Yoksa yerimizde sayarız ve Türkiye’nin Hollandası denilen Burdur, Burdur olmaktan çıkar. Ziraat Bankası bize bu gibi projelerde yardım ediyor. Artık bir silkelenelim arkadaşlar. Ziraat Bankası köylüye, çiftçiye yardım ediyor. Yatırım yapılmıyor deniliyor ama 900 Trilyon, sadece Damla Sulamaya yapılmış bir yardım var. Tabiki de çiftçinin eline bu parayı direk veremezsin. Bu yardımlar böyle olmaz” dedi ve Ziraat Bankası’na Burdur’a yaptığı yardımlar ve yapacakları katkılardan dolayı teşekkür etti. Son olarak Tarımsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüsamettin Gülhan, Ziraat Bankası’nın yönüne, yatırımlarına, genel anlamda Türkiye’ye yaptığı katkılardan bahsettikten sonra, Burdur’daki Hayvansal Üretim Kredilerinin Dağılımı’nı yüzdeler olarak gözler önüne sererek, Süt Sığırcılığı’nın %53.01, Besiciliğin %31.91, Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği’nin %7.34, Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği’nin %6.85, Arıcılık’ın %0.58 ve Damızlık Düve Yetiştiriciliği’nin ise %0.31 kredi aldığını belirterek, “Sadece Ankara’dan 1 yıl içinde 600 Düve, ilinizden satın alındı. Bu size gurur tablosu olarak gelebilir ama bize göre öyle değil. Ankara, bu gidişle 3 seneye kadar, Burdur’u süt üretiminde ve hayvancılıkta geçecek. Bunun nedeni ise şudur; Burdur’da, hayvancılık yapanların çoğunda, 50'nin altında hayvan var. Ankara'dakiler ise bu aldıkları düveleri ya da hayvanları, tek bir ahırda, tek bir sağım merkezinde yetiştirip sağıyorlar. Bu daha ucuz süt üretimi, daha sağlıklı ve kontrollü hayvancılık anlayışıdır. Avrupa ile Türkiye'ye arasında Süt Sığırı sayısına bakarsak, 1 ila 9 sığırda Türkiye %56.6, Avrupa ise 13.0'dır. Bu ilk önce, aramızdaki korkunç farkı göstermiyor. Sanki biz daha çok üretiyoruz gibi gelebilir. Ama, sığır sayısının arttığında Avrupa daha çok fark atmaya başlıyor. 100 Süt Sığırı, Türkiye'de sadece %0.3'lük bir kesimde var. Ayvupa'da ise %22.8'lik bir bölüme yayılmış. Bu fark sayesinde, bizden çok daha kaliteli süt üretebiliyorlar ve süt üretiminde ton bakımından nerdeyse iki katımız üretim yapıyorlar. Ülkemizde yıllık yaklaşık olarak 12 milyon litre süt üretilirken, üretilen sütün sadece 5 milyonu kayıtlı bulunuyor. Kalan süt eriticilerinin kayıt altına alınması gerekiyor. Artık, küçük işletmelerimizi büyütelim. Rekabet etmemiz gerekiyor ama küçük işletmeler kalırsa, onlara bu sektörde iş bırakmayacaklar artık" dedi. Küçük işletmelerin kurtuluş reçetesinin, her köye bir çiftlik olması gerektiğini, tarımda küçük işletme nin kalmamasının sağlanmasını ve sözleşmeli üretime ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Tarımsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gülhan, bu yönde Sözleşmeli Üretim Kredisi’nin, hem üretici açısından, hem firma açısından hem de ülke açısından çok önemli ve akılcıl olduğunu vurguladı. Tarımsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gülhan, artık tüketici olarak insanlarımızın geliştiğini, parası olan vatandaşımızın pahalı ama kaliteli süt aldığını, bununda nedeninin çocuk ve ailesinin sağlığına daha çok önem göstermesinden ve doktorların yaptığı bazı açıklamalardan kaynaklandığını belirtti. Migros’ta artık Meyve ve Sebze Reyonları’nda, iyi ürünlerden başka sebze ve meyve satılamayacağını, eskiden tek tük kişilerden alındığını, belirli bir düzenin olmadığını, ama Tarım Bakanlığı’yla anlaşma yapılarak bunun giderildiğini belirten Tarımsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüsamettin Gülhan, “Migros gibi, 30 tane şirket daha bunun gibi bir çalışmaya girse, hem üreticilere üretim yaparken eğitim verilir hem de üretim yapmaya başladığından itibaren, üretim masrafları bizim bankamız tarafından karşılanmış olacak. Migros’da, çiftçide yararlı çıkacak bu işten” dedi. (Haber: Hasan Türkel)
Kaynak: http://www.burdurgazetesi.com/haberler.php?haber=8324
|