ÇİĞ SÜT ÜRETİCİSİNİN HAKLI FERYADINA KULAK VERİNİZ.
Biz sesimizi basına ,medyaya duyuramayan ülkede tek grup biz Çiğ Süt Üreticileridir. Pamuk para etmezse ,buğday , buğday para etmezse ,ayçiçeği veya mısır veya başka bir tahıl ve ürünü seçme şansımız yok. Biz kimsesiziz. Biz çiğ süt satıyoruz deyip de basına reklam verecek takatımız da yokk ki basın bu adamlardan reklam alıyoruz ,şunların derdini yayınlayalım desin !
Boy boy görüyoruz: en sağlıklı süt kutu süt (Süt tozundan nasıl sağlıklı ? Gerçek besin değerinde mi ) reklamlarını , <> yalan reklamları. !
Tarım kesimi içinde Fındık üreticisinin sahibi Fıskobirlik, Zeytinin Marmara birlik, pamuğun Çukobirlik ve Tariş, Tahıl’ın ve mısır’ın TMO. Biz çiğ süt üreticilerinin ise sahibi yok. ! Süt konseyinin bir işe yaramadığını geçtiğimiz yıl çiğ süt fiyatları dibe vurup 0,39 TL ‘rakamlarını bulduğunda gördük. !!
Ülkemizde Et ve Balık Kurumunu kapatıldı. Et serbest rekabette fiyatlar arttı. Dünkü beyanatlara bakmayın et fiyatları düşüyor diye. Güngör bey, biz bu filmi 1998 lerde görmüştük: İran’a Yeni zelanda’dan getirilen koyunlar TIR (kamyon) lara yüklenip transit belgelerle Türkiye üzerinden geçirilip bir başka ülkeye sanki götürülüyorcasına İstanbul çevresinde indirilip yoluna devam edip dış bir ülkeye çıkış yapmış geri giriş yapmış gösterilerek kaçakçılık yapılıyordu. Şimdi de bu ve benzeri senaryolar olduğu muhakkak. Ama bir gerçek: Ermenizstan’a , Gürcistan’a komşu illere bu ülkelerden kaçak hayvan geçişleri ülkemzide et fiyatları yükseldiğinde başlamıştı. Şimdi Ermenistan ve Gürcistan’a bu iki ülkeye komşu ülkelerden canlı hayvan sevkiyatları yapıldığını sağır sultan bilmektedir. Şu andaki et fiyatlarının düşmesi kaçak canlı hayvan girişlerindendir.
Uluslararsı ticarette fiyatlar bir ülkeden diğer ülkeye göre çok farklı ise kapalı kaplar prensibi gibi fiyat düşük olan yerden yüksek olan yere mal gitmek ister. Bunun önünde engel ülkelerin sınırlarıdır. Fiyat farkının cazibesi sınırı kalbura çevirir. Ülkenin sınırlarının kalbura dönüşmesini önleyecek iki kurum vardır. Birincisi Jandarma , ikincisi İl ve İlçe Tarım müdürlükleridir. Et fiyatlarını düşüren Alaadinin lambasından çıkan Cin değil kaçak hayvan girişidir.
Et fiyatlarını düşüren kaçak et , peki çiğ süt fiyatlarını düşüren nedir. ? Bunu izah etmeye çalışacağım:
1-Çiğ süt fiyatlarını düşüren süt tozudur. Geçtiğimiz yıl çiğ süt fiyatları 0,39 TL’lere düştüğünde üretici mitingler yaptı. Üreticinin yaptığı mitingler süt ve süt ürünleri sanayiisinde süt tozu fabrikası olanlara yaradı. 30 trilyonluk süt tozu teşviği aldılar. Sayın bakan Mehdi Eker’e <> dediler. <> dediler.Sayın Bakan’da onlara inanarak <> kanaatine vararak 30 trilyonluk teşviği süt tozu üreticilerine verdi. Bu süt tozu üreticileri hemde süt ve süt ürünleri fabrikasına sahiptirler.
2- Haksız rekabet vardır. Bu süt tozu fabrikasına sahip süt ve süt ürünleri firmaları aldıkları teşvikle ucuz (bedava ) süt tozundan UHT süt yaparak , süt ve süt ürünlerinde bu süt tozunu kullanarak, süt tozu fabirkası olamayıp da süt tozu teşviğinden yararlanamayan firmalar arasında haksız bir rekabet başladı. Çiğ süt fiyatlarının 0,39 TL 4Şubat 2010 tarihine kadar 0,7- 0,85 TL’lere yükselmesi serbest piyasa ekonomisinden değil Süt Devlerinin ( Piyasanın % 60 ‘ına sahip 3 firma) isteği ile oldu. Maksat küçükleri piyasadan silmekti. Küçüklerden bir kaçı battı. (Eskişehirde bir firma )
04.02.2010 tarihinde Çukurova’da süt ve süt ürünleri işleyen firmalar ve çiğ süt toplayıcı firmalar çiğ süt fiyatlarının indirilmesi için toplantı yaptılar. Bu tarihe kadar Çukurova’da çiğ süt alım fiyatı 0,7 TL idi. Verdikleri kararda 0,6 TL’ye düşürdüler. Toplantıya süt devlerinin Adana’daki temsilcileri de katıldılar. Katılamayanlar telefonla bilgi aldılar. Süt devleri mahalli firmaların fiyat indirimine katılmayarak 0,7 TL den çiğ süt üreticisinden alıma devam edeceklerini bildirdiler. Zaten Süt devlerinin çukurovada topladıkları çiğ süt bölgenin toplam üretiminin % 10-15 ine tekabül etmekte idi. Süt devlerinin bu küçük alımında fiyat indirmeme kararı çiğ süt üreticisinin lehine gibi gözüküyor olsa da büyük yekunlarda batıdan topladığı yüksek fiyattan mal edeceği mamülün fiyatı ile bölgenin mahalli firmalarının mal edeceği mamülün fiyatından yüksek olacağından buna müsade etmedi. Yani rakiplerinin ucuz çiğ süt hammaddesiyle kendilerine rakip olmasını istemeyişindendir.
04.02.2010 tarihinde Çukurova’da mahalli firmalar rekabet kanununa aykırı bir şekilde fiyatları 0,7 TL’den 0,6 TL’ye indirilmesinin ardından Çukurova’ya yakın Konya –Ereğli’de de bunu takip eden günlerde Konya’da tamamen fiyat şimdilerde 0, 50-0,55 TL’lere aynı metodlarla indirildi.
Bahse konu firmaların rekabet kanununa aykırı toplantılarla fiyat indirdiklerine karşı bir kanıtın var mı diye soracak olursanız, sadece bir şahit var o anlattı . Mahkemeye çıkınca onu tanıklıktan vazgeçireceklerine inanıyorum . Çünkü o da çiğ süt toplayısısı bir firma. Ama devletin güvenlik güçleri isterse kanıt da bulur . İki kişi müşterek bir hırsızlık çetesi ,dolandırıcılık çetesi kuruyor ,devletin polisi de bunların telefonlarını dinleyerek delil topluyorda ülkenin ekonomik felsefesi hilafına işler yapan sektör mensuplarını dinlemek zor olmasa gerek diye düşünüyorum.
Ülkemizin bir bölgesinde böyle yasadışı rekabet kanununa aykırı işler yapanların 2005 yılında yargılandıklarına dair bir karar örneğini ek’te bilgilerinize sunuyurum.
Yazımızdan maksadımız Çiğ Süt Üreticisinin haklı feryadını Tarım politikalarımıza yön verenlere duyurulmasıdır.İnşallah duyarlar. 2007 yılında kurduğum işletmeden bir lira boğazıma geçti ise haram zehir zıkkım olsun. Çifçilikten gelen paralarımla işletmeyi ayakta tutuyorum. Et veya canlı hayvan ithal edilecek teraneleri karşısında , inek fiyatlarıda yükselmişken satayım da şu işten kurtulayım dedim. Kıyamadım. Çalışanım işsiz kalacak. Çevremdeki veteriner işsiz kalacak. Herşeyden önemlisi de çevremdeki insanlar çiğ süt fiyatları düşmez dediler hayal da olsa hayal memedin ekmeği deyip satmadık. Ama çiğ süt fiyatları düşüşü devam ederse yine ineklerimize kasabın yolu gözüküyor. Sektörün içindeyim . Kimseye iftira atmıyorum. Rekabet kurulu harekete geçmelidir.
Süt ve süt ürünleri üreticileri süt tozu kullanımında da tüketicilerimizi aldatmaktadır. 02.02.2010 tarihinde Tarım Bakanlığı alo174@tarim.gov.tr adresine süt ve süt ürünlerinde süt tozu kullanımının tüketicinin tercihinde olması için süt ve süt ürünleri ambalajlarının üzerinde <> ve /veya <> yazılarının okunaklı bir şekilde yazılması için ben ve şu anda yüzü geçen sayıda tüketicilerle dilekçeler gönderdik. Tarım Bakanlığı cevabi yazısında
<> denilmektedir.
Bu yazımı okuyan siz, siz de bir süt ve süt ürünleri tüketicisisiniz. Biz asla süt ve süt ürünlerinin ambalajlarının üzerinde <> yazısını görmedik. Tüketiciler ,süt ve süt ürünleri üreten firmalara <> türünden sorularına <> cevabını almaktalar. Süt tozunu kullandıklarını üretici firmalar niçin saklamaktalar ? Süt tozunun süt ve süt ürünlerinde kullanılıp kullanılmadığının tesbiti Tarım bakanlığının Labaratuvarları yetersizmidir. ? Yetersiz ise tarım bakanlığı yönetmeliğe uymayanları denetleyemiyorsa biz tüketiciler nasıl denetleyeceğiz. ? Tüketici ne yediğini ,ne içtiğini bilmek hakkıdır. Bu hakkı kullanabilmesi için içinde neler olduğunun ambalaj üzerine yazılması şarttır. Bu şarta hiçbir firma uymamaktadır. Bizim AB nin müsaade ettiği normlardaki gdo ‘lu süt tozlarını , deli danalı ineklerden yapılan süt tozlarını yerken içerken tüketicinin tercih hakkı olmalıdır..
Sonuç olarak : Çiğ süt fiyatlarını süt konsyeyi düzenleyemez. SEK ( Süt Endüstrisi kurumu ) yeniden ama eski yönetim şekli ile değil çiğ süt üreticisinin , Damızlık Sığır yetiştiricilerinin yönetiminde kurulmaz ise bundan sonraki teşvikler de boşa gidecek ,zarar edecek süt inekleri yine mezbahalarda kesilmek üzere sıraya girecektir.
Çapar Kanat
Çiğ Süt Üreticisi- Çiftçi