|
Ülkemiz Süt Sığırcılığında Modern Üretimin Yaygınlaştırılması
Ülkemiz Süt Sığırcılığında Modern Üretimin Yaygınlaştırılması
30-Ekim-2006 Pazartesi- Doç. Dr. Ömer Tömek
Türkiye'de son yıllarda süt sığırcılığı işletmeleri oldukça hızlı bir modernleşme sürecine girmiştir. Ancak bu gelişmeler esas alarak Batı bölgelerinde ve İç Anadolunun bazı yörelerinde söz konusu olabilmiştir. Gerçekten büyük ve çok modern işletmeler kurulmaktadır. Ancak bunlardan ülke genelindeki üretim içindeki payı çok düşüktür.
İstenen kalitede, (özellikle bakteri yükü ve somatik hücre sayısı açısından ) süt üretiminin hızla arttırılması çok büyük önem taşımaktadır. Bilindiği gibi 2005 yılında yürürlüğe giren yasa nedeniyle, süt kalitesinde bakteri yükünün düşürülmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.
Kurulan büyük işletmeler ve orta büyüklükteki işletmeler, devletin verdiği desteğin de etkisi ile kolayca modern makine olanağını sağlamaktadır. Ancak büyük çoğunluktaki küçük işletmelerin kendilerini yenileme olanağı bulunmamaktadır. Şimdilik hoşgörü gösterirken bakteri yükü konusunda yapabilecekleri hemen hiçbirşey bulunmamaktadır. Çünkü bu işletmelerin modern bir sağımhane yatırım olanağı yoktur. Bunun sonucu olarak küçük işletmeler yokolma sürecine girmiştir.
Küçük işletmelerin büyümesi elbette çok arzu edilmektedir. Ancak bunun olabilmesi için uzun bir süreç gerekmektedir. Bu süreçte ise yok olacak küçük hayvancılar kırsal kesimde yaşamalarını sürdüremez hale gelecektir. Böyle bir durum ciddi sosyal problemleri ortaya çıkaracaktır. Küçük üreticiyi korumamız, ürettiği sütün kalitesini istenen düzeye getirmeyi sağlayacak çözümleri üretmemiz kaçınılmazdır. Bu arada söz konusu küçük üreticileri üretim maliyetlerini azaltıcı, karlılıkları artırıcı diğer bazı altyapı sağlayıp, bilgi birikimleri de artırmamız halinde, bunların hızla büyümelerine de önemli katkılar sağlanacağı da unutulmamalıdır.
Küçük işletmelerin sorunlarını çözmeye yarayacak seçeneklerden bize göre en önemlisi " Köy sağımhanesi" sistemidir. Köye kurulacak modern bir sağımhanede köydeki sağmal hayvanların getirilerek sağılması ve bireysel sütlerin ölçülerek kaydedilmesi şeklinde bir sistemdir. Sistemde sağılan süt doğrudan soğutma tankına gideceği için, istenen kalitede süt elde edilmiş olacaktır. Böylece küçük işletmelerin kendi başlarına elde edemeyecekleri modern bir sağımhane bütün yetiştiriciler tarafından kullanılmış olacaktır.
Köy sağımhanesinde gelişmiş teknoloji seçilmesi halinde, gizli meme hastalığı da sürekli saptanacak meme sağlığının korunması mümkün olacaktır. Memedeki sorunların çok başlangıçta iken belirlenmesi, ilaçsız tedavi imkanını da getirerek antibiyotikli süt miktarını çok azaltacaktır. Öte yandan, sistemi yeterli yatırım yapılması halinde kızgınlıklar da izlenip, hertürlü kayıt da tutulabilecektir.
Köy Sağımhanesi, köyde yapılması gereken ilk teknik katkı olarak önerilmektedir. Ayrıca köydeki yetiştiricilerin diğer önemli bir sorunu da hayvanları doğru beslemedeki eksiklikleridir. Her bir yetiştiriciye doğru yemlemeyi öğretmek ve uygulatmak çok zordur. Bunu kolaylaştırmak için ise yem merkezi kurulmasıdır.
Bilindiği gibi, hayvan beslemede kaba ve kesif yemlerin uygun oranlarda verilmesi çok önemlidir. Özellikle tüm yemlerin ( Kaba ve Kesif ) birlikte kıyılıp, karıştırılarak verilmesi, verimi % 10 – 12 düzeyinde arttırmaktadır. Köydeki yem merkezinde kolayca yapılacak bu işlem sayesinde, doğru hazırlanmış karışımların yetiştiriciye verilmesi halinde bu sorun da çözülmüş olacaktır. Köyde ( veya birkaç köy'de ) görev alacak bir teknik elemanın bütün bu sistemleri kontrol etmesi mümkündür.
Bu uygulamaların daha da ötesi yapılmak istenirse, köyde ( veya birkaç köy için ) müşterek makina parkı kurularak kaba yem üretimini modern makinalar ile yapılması da düşünülmelidir. Böylece hem çok kaliteli ve hem de daha az akaryakıt ile üretim yapılabilecek yatırımın birim üretim için olan maliyeti azaltılacaktır.
Bu yazıda özetlenen önerilerin köy işletmeleri, modern bir büyük işletmede bulunan teknolojiden yararlanmış olacaktır. Köyde görevlendirilecek bir teknik eleman özel olarak eğitildikten sonra ( Firmamız bunu büyük işletmeler için yapmaktadır. ) profesyonel bir yönetimede kavuşturulmuş olacaktır. Kısa sürede küçük işletmelerin üretim kalitesi ve etkinliğini artırmak için en kestirme yolun bunları gerçekleştirmek olduğu kanısındayız. Bugün ülkemizde sadece köy sağımhanesi bir köyde kurulmuştur. Diğer kısımlar ise hiç yoktur.
Bazı yerlerde ise bazı girişimciler ortak işletme kurmayı amaçlamaktadır. bir arada ( Hissedar veya kooperatif ortağı olarak ) bir büyük işletme kurmaktadırlar. Bununda bir örneği firmamız tarafından kurulmuştur. Ancak bu sistemde ortaklar çiftçi değil hissedar olmaktadırlar. Benimseyen kimseler için iyi bir yatırım olduğu için bu modelde göz ardı edilmemelidir.
Aslında her ülkenin kendi koşullarına uygun modeller üretmesi ve uygulaması en doğrusudur. Küçük çiftçilerin çok büyük bir çoğunlukta olduğu ülkemizde bize göre en ucuz ve kolay yöntemlerin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Uzun yıllardır çeşitli yatırımlarla savunulan bu sistemlerin benimsenip uygulandığı örnekler çok sınırlıdır. Ancak bunları benimsemeye başlayan yetiştiriciler ortaya çıkmakta ve firmamıza ciddi başvurular olmaktadır. Dileğimiz bu sistemlerin hızla yayılması ve ülkemiz üretiminin üstün düzeye hızla getirilmesidir.Benimsenecek sistemlere göre hertürlü teknik çözüm ve projelendirme firmamız tarafından yapılabilmektedir.
Ülkemiz Süt Sığırcılığında Modern Üretimin Yaygınlaştırılması
Ülkemiz Süt Sığırcılığında Modern Üretimin Yaygınlaştırılması30-Ekim-2006 Pazartesi- Doç. Dr. Ömer Tömek
Türkiye'de son yıllarda süt sığırcılığı işletmeleri oldukça hızlı bir modernleşme sürecine girmiştir. Ancak bu gelişmeler esas alarak Batı bölgelerinde ve İç Anadolunun bazı yörelerinde söz konusu olabilmiştir. Gerçekten büyük ve çok modern işletmeler kurulmaktadır. Ancak bunlardan ülke genelindeki üretim içindeki payı çok düşüktür.
İstenen kalitede, (özellikle bakteri yükü ve somatik hücre sayısı açısından ) süt üretiminin hızla arttırılması çok büyük önem taşımaktadır. Bilindiği gibi 2005 yılında yürürlüğe giren yasa nedeniyle, süt kalitesinde bakteri yükünün düşürülmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.
Kurulan büyük işletmeler ve orta büyüklükteki işletmeler, devletin verdiği desteğin de etkisi ile kolayca modern makine olanağını sağlamaktadır. Ancak büyük çoğunluktaki küçük işletmelerin kendilerini yenileme olanağı bulunmamaktadır. Şimdilik hoşgörü gösterirken bakteri yükü konusunda yapabilecekleri hemen hiçbirşey bulunmamaktadır. Çünkü bu işletmelerin modern bir sağımhane yatırım olanağı yoktur. Bunun sonucu olarak küçük işletmeler yokolma sürecine girmiştir.
Küçük işletmelerin büyümesi elbette çok arzu edilmektedir. Ancak bunun olabilmesi için uzun bir süreç gerekmektedir. Bu süreçte ise yok olacak küçük hayvancılar kırsal kesimde yaşamalarını sürdüremez hale gelecektir. Böyle bir durum ciddi sosyal problemleri ortaya çıkaracaktır. Küçük üreticiyi korumamız, ürettiği sütün kalitesini istenen düzeye getirmeyi sağlayacak çözümleri üretmemiz kaçınılmazdır. Bu arada söz konusu küçük üreticileri üretim maliyetlerini azaltıcı, karlılıkları artırıcı diğer bazı altyapı sağlayıp, bilgi birikimleri de artırmamız halinde, bunların hızla büyümelerine de önemli katkılar sağlanacağı da unutulmamalıdır. Küçük işletmelerin sorunlarını çözmeye yarayacak seçeneklerden bize göre en önemlisi " Köy sağımhanesi" sistemidir. Köye kurulacak modern bir sağımhanede köydeki sağmal hayvanların getirilerek sağılması ve bireysel sütlerin ölçülerek kaydedilmesi şeklinde bir sistemdir. Sistemde sağılan süt doğrudan soğutma tankına gideceği için, istenen kalitede süt elde edilmiş olacaktır. Böylece küçük işletmelerin kendi başlarına elde edemeyecekleri modern bir sağımhane bütün yetiştiriciler tarafından kullanılmış olacaktır. Köy sağımhanesinde gelişmiş teknoloji seçilmesi halinde, gizli meme hastalığı da sürekli saptanacak meme sağlığının korunması mümkün olacaktır. Memedeki sorunların çok başlangıçta iken belirlenmesi, ilaçsız tedavi imkanını da getirerek antibiyotikli süt miktarını çok azaltacaktır. Öte yandan, sistemi yeterli yatırım yapılması halinde kızgınlıklar da izlenip, hertürlü kayıt da tutulabilecektir. Köy Sağımhanesi, köyde yapılması gereken ilk teknik katkı olarak önerilmektedir. Ayrıca köydeki yetiştiricilerin diğer önemli bir sorunu da hayvanları doğru beslemedeki eksiklikleridir. Her bir yetiştiriciye doğru yemlemeyi öğretmek ve uygulatmak çok zordur. Bunu kolaylaştırmak için ise yem merkezi kurulmasıdır. Bilindiği gibi, hayvan beslemede kaba ve kesif yemlerin uygun oranlarda verilmesi çok önemlidir. Özellikle tüm yemlerin ( Kaba ve Kesif ) birlikte kıyılıp, karıştırılarak verilmesi, verimi % 10 – 12 düzeyinde arttırmaktadır. Köydeki yem merkezinde kolayca yapılacak bu işlem sayesinde, doğru hazırlanmış karışımların yetiştiriciye verilmesi halinde bu sorun da çözülmüş olacaktır. Köyde ( veya birkaç köy'de ) görev alacak bir teknik elemanın bütün bu sistemleri kontrol etmesi mümkündür. Bu uygulamaların daha da ötesi yapılmak istenirse, köyde ( veya birkaç köy için ) müşterek makina parkı kurularak kaba yem üretimini modern makinalar ile yapılması da düşünülmelidir. Böylece hem çok kaliteli ve hem de daha az akaryakıt ile üretim yapılabilecek yatırımın birim üretim için olan maliyeti azaltılacaktır. Bu yazıda özetlenen önerilerin köy işletmeleri, modern bir büyük işletmede bulunan teknolojiden yararlanmış olacaktır. Köyde görevlendirilecek bir teknik eleman özel olarak eğitildikten sonra ( Firmamız bunu büyük işletmeler için yapmaktadır. ) profesyonel bir yönetimede kavuşturulmuş olacaktır. Kısa sürede küçük işletmelerin üretim kalitesi ve etkinliğini artırmak için en kestirme yolun bunları gerçekleştirmek olduğu kanısındayız. Bugün ülkemizde sadece köy sağımhanesi bir köyde kurulmuştur. Diğer kısımlar ise hiç yoktur. Bazı yerlerde ise bazı girişimciler ortak işletme kurmayı amaçlamaktadır. bir arada ( Hissedar veya kooperatif ortağı olarak ) bir büyük işletme kurmaktadırlar. Bununda bir örneği firmamız tarafından kurulmuştur. Ancak bu sistemde ortaklar çiftçi değil hissedar olmaktadırlar. Benimseyen kimseler için iyi bir yatırım olduğu için bu modelde göz ardı edilmemelidir. Aslında her ülkenin kendi koşullarına uygun modeller üretmesi ve uygulaması en doğrusudur. Küçük çiftçilerin çok büyük bir çoğunlukta olduğu ülkemizde bize göre en ucuz ve kolay yöntemlerin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Uzun yıllardır çeşitli yatırımlarla savunulan bu sistemlerin benimsenip uygulandığı örnekler çok sınırlıdır. Ancak bunları benimsemeye başlayan yetiştiriciler ortaya çıkmakta ve firmamıza ciddi başvurular olmaktadır. Dileğimiz bu sistemlerin hızla yayılması ve ülkemiz üretiminin üstün düzeye hızla getirilmesidir.Benimsenecek sistemlere göre hertürlü teknik çözüm ve projelendirme firmamız tarafından yapılabilmektedir.
Kaynak: http://www.tarimmerkezi.com/yazar_kose.php?hid=661 |