|
Yem fiyatlarındaki artış ve ekonomik krizle gerileyen süt fiyatları nedeniyle zor günler geçiren süt sektöründe fiyat istikrarının sağlanması konusunda önemli bir adım atıldı. Ulusal Süt Konseyi'nin başkanlığında geçen hafta bir araya gelen sektör temsilcileri, süt fiyatlarındaki ani değişimlerin önüne geçmek için konseyin bölgesel olarak tavsiye fiyatı açıklaması konusunda uzlaştı. Resmi olarak müdahale alım fiyatı açıklama yetkisi olmayan konsey, en kısa zamanda bir çalışma grubu oluşturarak bölgelere göre taban fiyat belirleyecek. Taban fiyat açıklandıktan sonraysa süt ihalelerine gözlemci olarak katılacak.
Süt Konseyi Genel Sekreteri Burcu Oğuz, "Sütte bir tavsiye fiyatı açıklanması konusunda fikir birliğine varıldı. Gelecek hafta Süt Konseyi Yönetim Kurulu toplanarak sistemle ilgili ayrıntıları belirleyecek" dedi. Yönetmeliklere göre şu anda konseyin piyasaya müdahale yetkisi olmadığını hatırlatan Oğuz, orta vadede süte müdahale için kanunda değişiklik yapılmasının söz konusu olabileceğini, o zamana kadar tavsiye fiyatı açıklayarak dengeyi sağlamayı planladıklarını anlattı.
Süt fiyatlarındaki istikrarsızlığın sektörün en önemli sorunu olduğunu dile getiren Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Tokoğlu ise konsey başkanlığında yapılan toplantıda, sektörün tüm kesimlerinin uzlaşma içinde olduğunu belirtti. Fiyatların belirlenmesi konusunda konseye büyük bir görev düştüğünü vurgulayan Tokoğlu, "Konseyin yaptırım yetkisi olmadığı için fiyatların dengeye oturmasında tarafların iyi niyeti çok önemli. Biz üreticiler olarak süt fiyatlarının çok fazla yükselmesini de maliyetinin altına düşmesini de istemiyoruz. Aşırı yükselme de piyasada dengesizlik yaratıyor. Çünkü süt fiyatları yükseldiğinde yem fiyatları da suni olara yükseliyor. İstikrar sağlanması durumunda üretici rahat edecektir" diye konuştu.
Fon oluşturulması planlanıyor
Konseye özel bir fon oluşturma konusunda bazı sorunlar olduğuna dikkat çeken Tokoğlu, "Fon oluşturma konusunda tereddütler var. Çünkü bu konuda bazı kanun ve kararnameler bulunuyor. Fon oluşturulurken süt fiyatlarından mı, yoksa teşvikten mi kesilecek gibi konular netlik kazanmadı" dedi. Ayrıca sütün kalitesine göre fiyatlandırılması gerektiğini ifade eden Tokoğlu, teşvikler konusunda bazı düzenlemeler gerektiğini dile getirdi. "Devlet zaman zaman kalkınmada öncelikli illere destek veriyor. Böyle durumlarda sütün olmadığı bölgelerde süt fabrikaları kuruluyor. Mesela Ege'de günlük 2 bin ton süt üretilirken, bir tane bile süt fabrikası yok. Burada küçük sanayicilerin elindeyiz. Üstelik taşıma maliyetleri de sütçüye çıkıyor" diyen Tokoğlu, üretime göre fabrika kurulması gerektiğini vurguladı.
Üreticinin kafasında, "Müdahale fiyatı açıklandıktan sonra fiyatlar düşerse ne olur" sorusunun olduğuna dikkat çeken Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği'nin (TÜSEDAD) eski başkanı ve Bursa'da Doğancı Çiftçilik'in yöneticisi Nizam Kağıtçıbaşı ise bu noktada yurtdışındaki modelleri dikkate almak gerektiğini belirtti. Amerika'da benzer şekilde müdahale fiyatı açıklandığına işaret eden Kağıtçıbaşı, "Mesela Amerika'da benzer komisyonun müdahale fiyatı açıklamasından sonra hiçbir şeye gerek kalmıyor. Sonuçta bu bir yaptırım. Bu fiyatın altına düşmüyor" açıklamasında bulundu. Sektördeki düzenlemelerin sağlanması için ilk aşamada devletin belli bir bütçe ayırması gerektiğini anlatan Kağıtçıbaşı, üreticiler olarak kendilerinden belli bir miktar fon kesilmesine razı olduklarını vurguladı. Ayrıca sütün kalitesini belirleyecek bağımsız laboratuvarlar oluşturulması gerektiğinin de altını çizen Kağıtçıbaşı şunları söyledi: "Kendi çiftliğimizde sütümüzü analiz ettirdikten sonra fabrikaya veriyoruz. Onların yaptığı testle bizimki arasında her zaman fark oluyor. Bu testleri mutlaka bağımsız laboratuvarların yapması gerekli."
Süt Konseyi'nin 5 yıllık çalışma planını belirlediğini kaydeden Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı Osman Yasun ise toplantıda yıllardır konuşulan sorunların çözümüne yönelik atılması gereken adımlar üzerine tartışıldığını vurguladı. Sektörün kayıt dışılık ve hijyen gibi sorunları olduğuna dikkat çeken Yasun, "Yapılması gereken çok şey var. Konsey toplantısı bunlara yönelik bir adım atılması açısından çok önemli" dedi.
SÜT SEKTÖRÜNDE NELERE İHTİYAÇ VAR
* Arz planlaması yapılmalı.
* Ulusal Süt Konseyi çiğ süt fiyatı belirleyip Tarım Bakanlığı'na tavsiyede bulunmalı.
* Bir müdahale kurumu kurulmalı ve fon oluşturulmalı.
* Konsey süt ihaleleri konusunda politika üretmeli.
* Okul sütü uygulaması piyasaya müdahale aracı olarak değil, bir devlet politikası olarak benimsenmeli.
* Teşvikler küçük işletmelerin birleşmelerine sağlayacak şeklide verilmeli ve ortak çiftlik modeli geliştirilmeli.
* Üretim kayıt altına alınmalı ve bölgesel akredite laboratuvarlar kurulmalı.
* Türkiye süt sektörünün veri tabanını konsey koordine etmeli.
* Sütte soğuk zincir uygulaması artırılmalı.
* Süt toplaması örgütler üzerinden yapılmalı ve örgütlenme teşvik edilmeli. * Ulusal Süt Konseyi çiğ süt fiyatı belirleyip Tarım Bakanlığı'na tavsiyede bulunmalı.
* Bir müdahale kurumu kurulmalı ve fon oluşturulmalı. * Konsey süt ihaleleri konusunda politika üretmeli. * Okul sütü uygulaması piyasaya müdahale aracı olarak değil, bir devlet politikası olarak benimsenmeli. * Teşvikler küçük işletmelerin birleşmelerine sağlayacak şeklide verilmeli ve ortak çiftlik modeli geliştirilmeli. * Üretim kayıt altına alınmalı ve bölgesel akredite laboratuvarlar kurulmalı. * Türkiye süt sektörünün veri tabanını konsey koordine etmeli. * Sütte soğuk zincir uygulaması artırılmalı.* Süt toplaması örgütler üzerinden yapılmalı ve örgütlenme teşvik edilmeli.
Kaynak: http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=128328&KOS_KOD=95 |